Doğum İzni Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

doğum izni süresi, hesaplama, şartları

Halk arasında süt izni, emzirme izni veya analık izni olarak da bilinen doğum izni; İş hukuku ile çalışanlara tanınmış olan bir haktır. İş Kanunu ile koruma altına alınmış olan bu izni, yazımızda olabildiğince detaylı şekilde inceleyerek; konu hakkında merak edilenleri cevaplayacağız.

Doğum izni, çalışan kadınların hamilelik ve doğum sürecinde sağlıklarını koruyarak, bebeğin bakımını sağlamak amacıyla verilen, kesintisiz ve ücretli bir izin türüdür. Bu süre zarfında kadın çalışanlar, işlerinden geçici olarak ayrılır ve belirli bir süre için ücretli izin hakkına sahip olur.

Hamile işçiler, gebelik döneminde günde 7,5 saatten fazla çalıştırılmamalıdır. Eskiye kıyasla daha az mesai yapması nedeni ile işçinin ücretinden kesinti yapılamaz. Gebelik boyunca işçi, doktor kontrolü için ücretli izin alabilir. Bu izin, özel bir izin olup; yıllık izinden bağımsızdır. İşçinin talep etmesi halinde, işveren bu izni vermek zorundadır. 

Doğum izni bütün kadın işçiler için tanınmış bir haktır. Memurlar, özel sektörde çalışanlar ve kamu personelleri yararlanabilir. Kanun tarafından çalışma şartlarına ilişkin olarak bir ayrıma gidilmemiştir. Şartları şu şekildedir: 

Çalışan Kadınlar: 

  • 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi tüm kadın çalışanlar bu hakka sahiptir. 
  • Kamu ve özel sektörde çalışan tüm kadınlar bu haktan eşit şekilde faydalanabilir. 

Sigortalılık Şartı: 

  • Doğumdan önceki bir yıl içinde en az 90 gün prim ödemesi yapmış olmak şarttır.

Ayrıca, eşi doğum yapan erkek çalışanlar da bu ücretli izinden faydalanabilir. Halk arasında babalık izni olarak da bilinir. Kadın çalışanlara kıyasla daha kısa ve sınırlı bir kapsama sahiptir. 

Analık izninin erkekler için verilen türüne, babalık izni denilmektedir. 2015 yılında kanunda yapılan değişiklik ile mazeret izni olarak mevzuata girmiştir. Kamuda çalışan memurlar ve özel sektörde çalışan işçiler açısından farklılık sergilemektedir. Buna göre babalık izni, memurlar için 10 gün; özel sektörde ise 5 gündür. Bu izin de analık izninde olduğu gibi ücretli bir izindir. Yani babanın kullandığı izin süresi için ücretinden kesinti yapılamaz. 

4857 sayılı İş Kanunu’na göre doğum izni, hamile çalışan kadınların doğumdan önceki 8 hafta ve doğumdan sonraki 8 hafta olmak üzere toplamda 16 hafta olarak düzenlenmiştir. Çoğul gebelik (ikiz, üçüz gibi) durumlarında, doğumdan önceki izin süresi 10 haftaya çıkar.  

İzin, doktor raporuna dayanarak belirlenen tarihten itibaren başlar ve bu süre zarfında çalışanın iş yerinden uzaklaşarak dinlenmesi sağlanır. İzin süresi doktor raporu ile artırılabilir; ancak 8 haftadan daha az olması ve kısaltılması mümkün değildir. Bu durumun tek istisnası, işçi tarafından talep edilmesidir. 

İzin süresi, genel olarak 16 hafta olmakla birlikte, hamilelik ve doğum sürecine göre farklılık gösterebilir: 

  • Tekil Gebelik: Doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplamda 16 hafta. 
  • Çoğul Gebelik: Doğumdan önce 10 hafta ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplamda 18 hafta. 

Kadın çalışan, doktor raporu ile sağlığı elverdiği takdirde, doğumdan önceki 3 haftaya kadar çalışmaya devam edebilir. Bu durumda, kullanılmayan doğum öncesi izin süresi, doğum sonrası izne eklenir. 

İzin süresi, annenin sağlık durumu ve doğumun gerçekleşme şekline bağlı olarak uzatılabilir. Erken doğum, düşük veya komplikasyonlu doğum gibi durumlarda, doktor raporu ile izin süresi artırılabilir. Ayrıca, hamilelik sürecinde ortaya çıkabilecek sağlık sorunları nedeniyle ek izinler alınabilir. 

Doğumdan sonraki 8 hafta, annenin bebeğiyle ilgilenmesi ve sağlığını toparlaması için ayrılmıştır. Bu süre, annenin işyerinden uzak kalmasını ve bebeğine odaklanmasını sağlar. Doğum sonrası izin süresi de doktor raporu ile uzatılabilir. 

4857 sayılı İş Kanunu kapsamında, analık izninin yanı sıra, doğum sonrası ek haklar da tanınmaktadır: 

  • Süt İzni: Doğum sonrası çalışan annenin, bebeğine süt verebilmesi için günlük belirli saatler boyunca verilen izindir. 
  • Ücretsiz İzin: Doğum izninden sonra anne, talep ederse altı aya kadar ücretsiz izin kullanma hakkına sahiptir. 

Bu izin hem anne hem de bebeğin sağlığını ve refahını korumayı amaçlayan önemli bir haktır. İzin süresince kadın çalışanlar, iş hayatından uzaklaşarak bebeğiyle ilgilenebilir ve kendi sağlıklarını toparlayabilirler.

Analık izninin kullanılabilmesi için işveren bilgilendirilmelidir. Bunun için doktordan doğum raporu alınmalı ve doğum izni talebi dilekçesi ile birlikte işverene sunulmalıdır. Dilekçe sunulduktan sonra, işçiye alındı belgesi verilir. Bu belgenin saklanması sağlıklı olacaktır. 

Kamuda çalışanlar, idari uygulama nedeni ile bu dilekçeyi zaten sunmak zorundadır. Özel sektörde ise çoğu zaman bir dilekçe verilmeden, sözlü olarak bu iznin kullanıldığı görülmektedir. Ankara iş avukatı olarak tavsiyemiz ise işverenin yazılı şekilde bilgilendirilmesidir. Bu sayede, konuya ilişkin olarak ileriki zamanlarda meydana gelebilecek problemlerin önüne geçilmiş olur. 

Başvurunun doğru ve eksiksiz yapılabilmesi için şu adımlar izlenmelidir: 

  • İlk Bilgilendirme: Hamilelik durumu öğrenildiğinde, işveren veya insan kaynakları departmanı bilgilendirilmelidir. 
  • Doktor Raporu Alımı: Hamilelik sürecinin belirli aşamalarında doktor kontrolüne gidilerek, iznin başlangıç tarihini belirten sağlık raporu alınmalıdır. 
  • Başvuru Dilekçesi: İzin talebini içeren bir dilekçe hazırlanmalı ve işverene sunulmalıdır. 

İşveren veya insan kaynakları departmanı, başvuruyu inceleyip onaylar ve iznin başlangıç tarihi resmileşir. 

Doğum izni başvurusunda gereken belgeler: 

  1. Hamilelik Sürecini Belgeleyen Doktor Raporu: 
  • Hamilelik sürecinin başlangıcından itibaren düzenli doktor kontrollerinde alınan raporlar. 
  • Doğum öncesi ve sonrası izin tarihlerini belirten doktor raporu. 
  1. Başvuru Dilekçesi: 
  • Kadın çalışanın analık izni talebini içeren yazılı başvuru dilekçesi. 
  • Dilekçede, iznin başlangıç ve bitiş tarihleri açıkça belirtilmelidir. 
  1. Sigortalılık Durumunu Gösteren Belgeler: 
  • Çalışanın sigortalı olarak çalıştığını gösteren SGK dökümleri. 
  • İşveren tarafından onaylanmış hizmet dökümü. 
  1. İşyeri Evrakları: 
  • İşyerinin insan kaynakları departmanının talep edebileceği ek belgeler. 
  • İşyerinin izin prosedürlerine uygun olarak hazırlanmış evraklar. 

İzin başvurusu yapıldıktan sonra, işveren veya insan kaynakları departmanı başvuruyu onaylayarak iznin başlangıç tarihini resmileştirir. Doğum raporu, doktorlar tarafından analık izni kullanmak isteyen anne adayı çalışanlara verilen bir rapor türüdür. Normalde doğum yapılan hastaneden alınmaktadır. Ancak bununla birlikte e- devlet üzerinden de temin edilebilir.

Daha fazla bilgi ve detaylı yasal düzenlemeler için, işvereninizin insan kaynakları departmanına veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ilgili birimlerine başvurabilirsiniz. 

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kadın çalışanlar doğum izninde tam maaşlarını almaya devam eder. Bu süre boyunca işveren, çalışanların ücretlerini kesintisiz olarak ödemekle yükümlüdür. Kadın çalışanların izin süresince maaşlarını tam olarak almaları, hem anne hem de bebeğin maddi açıdan güvende olmalarını sağlar.

Maaşın ödenmemesi halinde, işçi buna dayanarak haklı nedenle istifa edebilir. Feshin haklı sebebe dayanması sebebiyle işçi kıdem tazminatına da hak kazanır.  

Ayrıca;  

  • Hamile işçinin periyodik sağlık kontrolleri için kullandığı izinler nedeniyle ücretinden kesinti yapılamaz.  
  • Doğumdan önceki 8 haftalık ve doğumdan sonraki 8 haftalık analık izni nedeniyle de işçinin ücretinden kesinti yapılamaz.  

İşverenin yukarıda sayılan sebeplere dayanarak işçinin maaşından kesinti yapması halinde, işçi derhal fesih hakkını kullanarak iş akdini haklı nedenle feshedebilir

Doğum izninde kadın çalışanların sosyal güvenlik hakları korunur. Bu haklar, sağlık hizmetlerinden yararlanma ve doğum yardımı gibi çeşitli avantajları içerir. İzin boyunca kadın çalışanlar, sigortalı olmaya devam eder ve sağlık hizmetlerinden kesintisiz olarak faydalanabilirler. Ayrıca, doğum yardımı gibi ek sosyal güvenlik desteklerinden de yararlanabilirler. 

Analık izninde maaş ve diğer haklar, yasalar tarafından güvence altına alınmıştır. Kadın çalışanların bu dönemde maddi kayıp yaşamamaları ve sağlık hizmetlerinden kesintisiz yararlanmaları hem annenin hem de bebeğin refahını sağlamayı amaçlar.

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, doğum izni çalışan kadınların yasal hakkıdır ve işverenlerin bu izni vermesi zorunludur. Eğer işveren, izin kullanmanıza engel oluyorsa, aşağıdaki adımları izleyerek haklarınızı koruyabilirsiniz: 

  1. Durumu Belgeleyin:  
  • İlk olarak, doğum nedeniyle izin talebinizi yazılı olarak işverene iletin ve bu talebinize dair bir kopyayı saklayın.  
  • İşverenin talebinizi reddettiğine dair yazılı bir belge veya e-posta kaydı oluşturun.  
  1. İnsan Kaynakları ile Görüşün:  
  • İşyerinizin insan kaynakları departmanıyla durumu görüşün ve yasal haklarınızı dile getirin.  
  • İnsan kaynakları departmanının izni vermesi gerektiğini belirtin ve durumu düzeltmelerini talep edin.  
  1. İş Müfettişliği Başvurusu:  
  • İşveren analık izni kullandırmayı reddediyorsa, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İş Müfettişliği’ne başvurabilirsiniz.  
  • Başvurunuzda, talebinizin reddedildiğine dair belgeleri sunarak inceleme talep edin.  
  1. Yasal Yollara Başvuru:  
  • İş müfettişliği çözüm getirmezse, hukuki yollara başvurabilirsiniz.  

Bir iş hukuku avukatına danışarak, dava açma sürecini başlatabilirsiniz. Mahkemeler, işverenin yasal haklarınızı ihlal etmesi durumunda size tazminat ve diğer haklarınızı sağlayacaktır.  

Haklarınızı Koruyun 

İşverenin doğum izni kullandırmayı reddetmesi, yasalara aykırı bir durumdur. Bu durumda, yasal haklarınızı korumak ve izninizi kullanmak için gerekli adımları atmaktan çekinmeyin. İş Kanunu, analık izni süresince kadın çalışanların haklarını ve ücretlerini koruma altına almıştır. İşverenin bu hakları ihlal etmesi durumunda, yasal süreçleri takip ederek haklarınızı savunabilirsiniz. 

Unutmayın, bu izin hem anne hem de bebeğin sağlığını ve refahını koruyan önemli bir haktır. Bu hakkın korunması ve kullanılması, yasalar tarafından güvence altına alınmıştır. İşvereninizin talebinizi reddetmesi durumunda, yukarıdaki adımları izleyerek haklarınızı koruyun ve gerekli yasal süreçleri başlatın. 

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, analık izni kullanan kadın çalışanlar yasal olarak korunmaktadır. İşverenler, doğum nedeniyle izne ayrılan kadın çalışanları işten çıkaramaz. Bu koruma, çalışanların hamilelik ve doğum süreçlerinde iş güvencesini sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.

Analık izni kullanan bir işçinin işten çıkarılması, haksız fesih olarak değerlendirilir. Haksız fesih durumunda işveren, işçiye kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işe iade davası sonucunda mahkeme kararıyla işe geri alma veya ek tazminat ödeme yükümlülüğüyle karşı karşıya kalabilir.

Doğum sebebiyle izine ayrılan çalışanlar, bu süre içerisinde işten çıkarılırsa işe iade davası açabilir. İşe iade davası, işçinin işten çıkarılmasının geçersiz sayılmasını ve işine geri dönmesini talep eden bir dava türüdür. Bu dava sonucunda mahkeme, işçinin işe iadesine karar verirse, işveren işçiyi tekrar işe almak zorundadır.

Doğum parası, çalışan annelere doğum yaptıkları için devlet tarafından sağlanan maddi yardımdır. Bu ödenek, annenin doğum sürecinde ve sonrasında karşılaşabileceği ek masrafları karşılamak amacıyla verilir. Sosyal güvenlik sistemine tabi olan kadın çalışanların yanı sıra sigortalı olmayan ev hanımları ve işsiz kadınlar da belirli koşullar altında bu haktan yararlanabilir. 

SGK’dan doğum nedeniyle para almak için belirli şartlar yerine getirilmelidir: 

  1. Sigortalılık Durumu: 
  • Kadın çalışanın, doğumdan önce belirli bir süre sigortalı olarak çalışmış olması gerekir. 
  • Genellikle, doğumdan önceki bir yıl içinde en az 90 gün sigorta primi ödenmiş olmalıdır. 
  1. Doğum Yapmış Olmak: 
  • Ödenekten canlı doğum yapan kadınlar faydalanabilir. Ölü doğum yapan kadınlar bu haktan yararlanamazlar. 
  1. Başvuru Yapmak: 
  • Doğum parası alabilmek için doğumdan sonra belirli bir süre içinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvuru yapılması gerekir. 
  • Başvurular, doğum raporu ve kimlik belgeleri ile birlikte yapılmalıdır. 

Gerekli şartları yerine getiren anneler, doğumdan sonra SGK’ya başvurarak para alabilir. 

Para miktarı, sigorta prim gün sayısı, günlük brüt ücret ve izin süresi gibi belirli kriterlere göre belirlenir. İşte, doğum parası hesaplamasının detaylarını anlamak için bilmeniz gerekenler. 

Hesaplama Kriterleri 

Alınacak paranın miktarı hesaplanırken dikkate alınan ana kriterler şunlardır: 

  • Sigorta Prim Gün Sayısı: Doğumdan önceki bir yıl içinde en az 90 gün sigorta primi ödenmiş olmalıdır. 
  • Günlük Brüt Ücret: Doğum parası, çalışanın günlük brüt ücretine göre hesaplanır. Günlük brüt ücret, aylık brüt ücretin 30’a bölünmesiyle bulunur. 
  • İzin Süresi: Doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta (112 gün) izin verilir. Çoğul gebeliklerde doğumdan önceki izin süresi 10 hafta olarak uygulanır ve toplam süre 18 hafta (126 gün) olur. 

Hesaplama Adımları 

Doğum parası hesaplaması şu adımlarla yapılır: 

  1. Günlük Brüt Ücretin Hesaplanması: Aylık brüt ücret 30’a bölünerek günlük brüt ücret bulunur. Örneğin, aylık brüt ücret 30.000 TL ise, günlük brüt ücret 1.000 TL olur. 
  1. Geçici İş Göremezlik Ödeneği: Günlük brüt ücretin üçte ikisi kadardır. Örneğin, günlük brüt ücret 1.000 TL ise, geçici iş göremezlik ödeneği 666,67 TL olur. 
  1. Toplam Ödeneğin Hesaplanması: İzin süresi boyunca ödenecek toplam para, geçici iş göremezlik ödeneğinin izin gün sayısıyla çarpılmasıyla bulunur. Tekil gebelikte 112 gün için toplam ödenek 74.666,64 TL, çoğul gebelikte 126 gün için toplam ödenek 84.000,42 TL olur. 

2024 yılı için asgari ücretle çalışan bir kişi üzerinden örnek bir hesaplama yapalım: 

  • Aylık Brüt Asgari Ücret: 30.000 TL 
  • Günlük Brüt Ücret: 1.000 TL 
  • Geçici İş Göremezlik Ödeneği: 666,67 TL 
  • Tekil Gebelikte Toplam Ödenek: 74.666,64 TL 
  • Çoğul Gebelikte Toplam Ödenek: 84.000,42 TL 

Doğum parası hesaplaması, çalışanın brüt ücretine ve izin süresine göre değişir. Detaylı bilgi ve bireysel hesaplama için işvereninizin insan kaynakları departmanına veya SGK’ya başvurabilirsiniz. 

Doğum izni borçlanması, kadın çalışanların doğum nedeniyle çalışamadıkları süreleri emeklilik hesaplarına dahil etmelerini sağlayan bir uygulamadır. Bu borçlanma, doğum sonrası izin dönemlerinde sigortalı olarak çalışamadıkları süreleri telafi etmelerine olanak tanır. 

Şartları: 

Süre: 

  • Her doğum için en fazla 2 yıl (720 gün) borçlanılabilir. 
  • Toplamda en fazla 3 doğum için, yani 6 yıl (2.160 gün) borçlanma yapılabilir. 

Başvuru ve Ödeme 

  • Başvuru: SGK’ya doğum raporu ve sigorta bilgileri ile başvurulur. 
  • Ödeme: Borçlanma tutarı, başvuru sahibinin prime esas kazançları üzerinden hesaplanır ve peşin veya taksitler halinde ödenebilir. 

Doğum izni borçlanması, kadınların emeklilik haklarını koruyarak, eksik prim günlerini tamamlamalarına yardımcı olan önemli bir haktır. 

Doğum nedeniyle kullanılan izin süresi, toplam çalışma süresine eklenmez, ancak bazı önemli detaylar bulunmaktadır:

  1. Kıdem Tazminatı: İzinli süre, kıdem tazminatı hesaplamasında dikkate alınır. Yani, izin süresince çalışan iş yerinde çalışmış gibi kabul edilir ve kıdem tazminatı hesaplanırken bu süre göz önünde bulundurulur.
  2. Emeklilik Hesaplaması: İzinli süre, doğrudan emeklilik primi olarak sayılmaz. Ancak, borçlanma yaparak bu sürelerin emeklilik hesabına dahil edilmesi mümkündür.
  3. Yıllık İzin Hakkı: Doğum sebebiyle izinli geçirilen süre, yıllık izin süresine eklenmez.

Analık izni, kadın çalışanların iş hayatına ara verdikleri bu özel dönemde haklarını koruyan önemli bir düzenlemedir. Kıdem tazminatı gibi bazı hakların hesaplanmasında bu süreler dikkate alınsa da, toplam çalışma süresine doğrudan eklenmez. Ancak, izin borçlanması yaparak emeklilik hesabında bu süreleri değerlendirmek mümkündür.

Haber Bültenimize e-Posta ile
Kayıt Olun

Geri
Bizi Arayın
WhatsApp
E-Posta